Mehmet Yaman

Mehmet Yaman

Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı (Mevzuat ve Toplu Sözleşme)
mehmetyaman@diyanetsen.org.tr



Yazıcı Sürümü

İnşacı ve İhyacı Bir Sendikayız


10.14.14, Salı

Bir avuç gönüllün attığı küçük adımlarla başlayan din hizmeti alanındaki sendikalaşma çalışmaları bu gün elhamdülillah Diyanet-Sen ile birlikte ülkemizde ve dünyada ilkleri yaşatan, kazanımları ile diğer sendikalara örnek olan ve 11 yıldır yetki ile taçlanan bir başarı öyküsü olmuştur.

Güzel bir amaçla yola çıkıldı. Haksızlığa karşı Hakk’ın yanında olmaktı maksat, Peygamberin yoluydu izlenen yol, Hilf’ül Fidül referanstı yola çıkan gönüllülere…. Amaç güzeldi, hayal güzeldi ve bu güzel amaca gitmek için verilen mücadele tüm din görevlilerini birleştirdi. Din hizmetine sendika yolu açılır açılmaz din görevlileri büyük bir hızla sendikal örgütlenmeye başladı ve bu gün kamu görevlileri arasında yüzde 58,55 sendikalaşma oranı ile Türkiye’nin en yüksek sendikalaşma oranına sahip memur sendikası olmayı başarmanın yanında din görevlilerine ve vakıf görevlilerine yüzlerce kazanımın sağlanmasının mimarı oldu.

Bu birlik ve beraberlik ruhu kurumsal kültür ve bilinç Diyanet-Sen’i, milleti ve devletiyle; insani değerlere, kardeşliğe, hikmete, ahlaka, hakikate dayanan kadim medeniyete asırlardır mesken olmuş bir coğrafyanın en örgütlü yapısı haline getirmiştir.

Kıymetli Kardeşlerim;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak çıktığımız yolda, Türkiye’nin ilerlemesi adına 16 yıldır emek mücadelesi vererek ter akıtıyoruz. Diyanet-Sen olarak, günden güne büyüyor, Türkiye’nin her köşesine yayılıyor ve hizmet üretiyoruz. Diyanet-Sen çatısı altında toplanan Din görevlilerine özgüven, vizyon, yeni sosyal haklar kazandırıyor, ülkemize, cami cemaatlerimize daha fazla katkı sağlanması konusunda imkan oluşturuyoruz.

Erdemliler hareketi olarak referans aldığımız Hilf’ül fidül anlayışı ile medeniyetimizin ve değerlerimizin taşıyıcısı inşa ve ihyacısı bir sendikayız.

Diyanet-Sen olarak, sendikacılığı kavga, protesto, kargaşa, devleti zaafa düşürme olarak algılayan zihniyetin aksine, ortak aklı, iyi ilişkileri, toplumsal ve ahlaki değerleri merkeze alarak uzlaşma kültürü ile daha fazla hak elde edilebileceğini de gösterdik. Ülkenin bekasında kilometre taşı olan, tarihin her döneminde toplumsal değişimin, dönüşümün ve gelişmenin öncüsü olan din görevlilerimizi, hak arama adına yollara düşürmeden, mesleki statüleri ile çelişecek tutum ve davranışlar içine girmeden de haklarının talep edilebileceğini ve azamisini alabileceklerini ortaya koyduk.

Sevgili Dostlar;

Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri olarak hızlandırılmış bir programla tüm şube ve il temsilciliklerimizi ziyaret ettik ve il divan toplantılarına katıldık. Şubelerimizin yeni yol haritalarının belirlenmesine yardımcı olduk. Yeni hedeflere hep birlikte yürüyoruz.

72 bin üyeye ulaşmış, Türkiye’nin sendikalaşma oranı en yüksek teşkilatı olan Diyanet-Sen’de, kadın komisyonunun da önemli bir yeri vardır. Genel Merkezimiz bünyesinde çalışmalarını sürdüren Kadınlar Komisyonumuz, sosyal ve eğitsel faaliyetleri ile artık daha aktif hizmetlerine devam etmektedir.

Yine SBN sigorta ile yaptığımız ferdi kaza sigortası kapsamında vefat eden üyelerimizin ailelerini de yalnız bırakmadık, maddi manevi tüm teşkilatlarımızla onların yanında olduk ve bu kardeşlerimizin emaneti olarak onların ailelerine sahip çıktık. Bu kapsamda vefat eden ……. Üyemizin ailesine …..TL maddi yardımda bulunduk.

Yine dış ilişkiler çerçevesinde Kıbrıs Din Gör-Sen ile karşılıklı ziyaretlerimiz devam etmektedir. Gerek sendikal anlamda gerekse tarihi, kültürel bağlarımız dolayısı ile Yavru vatan KKTC’deki soydaşlarımızın din eğitimi konusundaki sıkıntılarını takip ediyor ve çözüm noktasında yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Bulgaristan Bölge Müftüleri ile yapılan toplantılara katıldık. Türkiye ve Diyanet-Sen olarak buralara yapılabilecek katkılar konusunda çalışmalarımız devam etmektedir.

Kosova’daki soydaşlarımızla özellikle STK temsilcileri ile görüşmelerimiz devam etmektedir.

Değerli Meslektaşlarım;

Hepiniz bulunduğunuz bölgede, ilde, ilçede, köyde birer kanaat önderisiniz. Örnek insanlarsınız. İmam’ın sarığı beyazdır ve kir götürmez. Her yönüyle topluma cemaatlerinize örnek teşkil edecek davranışlar sergilemek durumundasınız. Bildiğiniz gibi üç meslek grubu cübbe giymektedir. Bunlar din adamları, yargı mensupları ve öğretim üyeleridir. Cübbe giymenin amacı, verilen kararlarda, yapılan işlerde cübbe giyen kişilerin hiçbir baskı kabul etmedikleri, hür iradeleri ile hareket ettikleri ve vicdanları rahatsız edecek bütün olumsuzluklardan kaçınmaları gerektiği simgesini taşır. Maalesef yargı mensupları ve öğretim üyeleri 28 Şubat sürecindeki tavır ve tutumları ile vesayet rejiminin kuklası olduklarını Cumhuriyet mitinglerinde cübbeleri ile gövde gösterisi yaparak ortaya koymuşlar cübbenin hakkını verememişlerdir. Bu dönemde vesayet isteyenlere karşı dimdik duran din görevlileri gerek görevleri gerekse ülke meseleleri ile ilgili her konuda ülke insanımızın vicdanından ayrı düşmeden diklenmeden dik durmayı bilmiştir.

Ulaştığımız bu başarıyla meyveli ağaç gibi dallarımız şükür için eğilecek ve bir gözümüzü yere dikerek geldiğimiz yeri unutmayacağız. Bunun için her an kendimizi muhasebe içinde tutmamız ve diri kalmamız gerekmektedir. 120 bin çalışanımız var. Bu nedenle yapacağımız daha çok iş var. Milletimizin kültürel yapısına göre politikalar belirlemeye ve çalışanlarımızın haklarını kazanmaya devam ettikçe, inşallah daha büyük başarılara imza atarız. Çalışanlarımız bize güvendikçe, bize destek verdikçe sadece çalışanlarımız değil, ülkemizin tüm insanları bu güçten olumlu olarak etkileneceklerdir. Örgütlülüğümüz arttıkça iyiliği çoğaltma, kötülüğü azaltma, kazanımları artırma, mağduriyetlere son verme noktasında çok daha etkili olacağız. İnanıyoruz ki, hangi şart ve imkân altında olursa olsun ülkemize, milletimize, tüm Diyanet ve Vakıf çalışanlarına en iyi hizmeti üreteceğiz.

Allah’a emanet olun.

Bu haberi 2163 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR