Cebrail Yakışır

Cebrail Yakışır

Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı (Basın ve İletişim)
cebrailyakisir@diyanetsen.org.tr



Yazıcı Sürümü

Yılın En Büyük Yangını


12.31.12, Pazartesi

Değerli Dostlar;

Mekke Fethi’nin yıldönümü münasebetiyle, fethi gerçek anlamda anlamayı ve yaşamayı Rabbim bizlere nasip eylesin, mazinin muhasebesinde müstakbelin mizanında bizleri muvaffak kılsın duası ile yazıma başlamak istiyorum. Bugün 2012 yılının son günü koskoca 12 ayı geride bıraktık. Yıl sonunun muhasebesini yaparken ve sorunların envanterini çıkarırken herkes ilgilendiği konuya göre sorunlarını sıralar, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmaya çalışır. Kimi az önemli, kimi daha önemlidir.

2012 yılını geride bırakırken, ülkemizde olsun Dünya’da olsun birçok önemli olay yaşandı. Ülkemizde, sivil anayasaya geçilememesi, demokrasi eksikliği, asker- sivil ilişkisi, vesayetçi zihniyetin tam deşifre edilememesi ve inanç özgürlüğünün (özellikle başörtüsü) sağlanamaması vb. konular. Dünya’da ise, Filistin ve Arakan’daki zülüm, Ortadoğu'da yaşananlar ve Suriye sorunu... Bence yılın en önemli sorunu Suriye'de yaşanan insanlık dramı oldu. 26 ocak 2011’de Tunuslu Muhammed Bouazizi gibi üstüne gaz döküp kendisini yakan Hasan Ali Akleh , Baas rejimine direniş fitilini çekmiş oldu. Bundan sonrada Baas rejimine karşı kitlesel gösteriler başlamış oldu. Gösterilerin başlamasıyla zalim Esad ordusunun orantısız güç ve zülmüde artmaya başladı.29 Haziran 2011’de Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kuruldu. Fakat yine orantısız güç artarak devam etti. Çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden, adeta bir kıyım yapıldı. Zalim Esad bu katliamı dış güçlerden destek alarak yaptı, yoksa böyle bir caniliğe cesaret edemezdi. Aslında işin arkasında yine Siyonist İsrail ve torunlu tosunlu Dünyayı yönetmek isteyen sömürgeci emperyalist ABD vardı.

Böyle çıkar menfaat ilişkileri içinde, yanan, zülme uğrayan, biçare aciz Suriyeli müslümanlar. Bu zulüm ve işkenceden dolayı yurtlarını terk etmek zorunda kalan mağdur ,Suriye’li din kardeslerimiz tabi din kardeşliği denilince akla ilk gelen Ensar ve Muhacir kardeşliğidir. Bu kardeşlik bilinmeden, anlaşılmadan gerçek kardeşliği kavramamız zor olacaktır. O bakımdan bu kardeşliğin gerçekleşmesini sağlayan mayanın ne olduğunu hatırlamamızda fayda vardır. Herşeylerini Mekke’de bırakıp Medine’ye gelen muhacirler, bütün kapılarını sonuna kadar onlara açan ensar aileleri, aralarındaki bağı kuran iman ve din kardeşliğiydi. Beraber barındılar ,beraber yediler .Bu neseb kardeşliğini fersah fersah geride bırakacak bir kardeşlikti, çünkü mayası iman, ihlas ve Allah için sevgiydi. Bu olay tarihteki en güzel kardeşlik örneğidir. Peki ,bizler bugün Suriye’deki din kardeşlerimiz için, verdiğimiz bu örneğin neresindeyiz? Allah için bunun muhasebesini hep beraber yapmamız gerekir.

Kıymetli Dava Arkadaşlarım;

Suriye yanıyor... Yılın en büyük yangını devam ediyor. Suriye’de sözün bittiği, insanlığın son bulduğu, zulüm ve işkenceler var… küçük çocukların kafaları matkapla delinip, ölümlerden ölüm seçme küstahlığı yaşanıyor, ekmek kuyruğunda sıra bekleyenler bombalanıp öldürülüyor. Sağ kalan biçare halk ayakları çıplak, elbiseleri yırtık aç susuz, açlıktan ağaç yapraklarını yiyorlar. Suriye’deki zulümlere artık sessiz kalmak bütün iman-i ve insanı duyguları kaybetmiş olmak gerekir. Artık yükselen feryad ü figanlar neredeyse arşa yükseldi, muhakkak ki rabbimiz bu zülmü yapan lanetlikleri en iyi şekilde cezalandıracaktır. Ama bizim imtihanımız… bu sesi duyup duymadığımız, gereğini bir fiil yapıp yapmadığımız, en azından içimizde bir acı hissedip hissetmediğimiz, ellerimizi açıp o çaresiz insanlara dua edip etmediğimiz, bu zulmü isteyenlere Allah’ın, meleklerin ve tüm insanlığın lanetini isteyip istemediğimizdir. Yüce rabbim, şiddet ve baskı altında yaşayan tüm Müslümanlara yardımcı olsun. Ümmet-i Muhammedin birlik ve beraberliğini sağlasın, bu zulmü yapanları ve destek verenleri de Muazzib ismiyle cezalandırsın. Amin, amin, vesselam…

Bu haberi 2576 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR