TümüDuyurular

Bülten Aboneliği

Ahmet Yıldız Köşesi


Şube web sitelerine ulaşmak için tıklayınız...
Yazıcı Sürümü

“Tarih Kendini Vazgeçilmez Zannedenlerin Çöplüğüdür”


“Tarih Kendini Vazgeçilmez Zannedenlerin Çöplüğüdür”
09.25.17, Pazartesi
​Muş Müftülük Din Görevlileri aylık mutat toplantısında konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar “Diyanet-Sen, özünü, aslını, kuruluş felsefesini sımsıkı muhafaza etmiştir. Diyanet-Sen, gönüllülerinin gönlünün bulanmasına müsaade etmemiş, gönülleri hep ferah tutmuştur.” Dedi.

Diyanet-Sen, Fedakar, Cesur, Çalışkan Bir Teşkilattır

İl Müftülük toplantısında din görevlilerine hitap eden Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, Diyanet-Sen, ilk günkü gibi, heyecanını, dinamizmini, sorunları aşma azmini, motivasyonunu hep sıcak tutmuştur. Dışardan yapılan saldırılar da teşkilatı bir arada, güçlü tutmuş, safları sıklaştırmış, safların arasına asalakların sızmasını önlemiştir. Diyanet-Sen, hiç kuşkusuz, sendikaya partiye nasip olmayacak derecede fedakar, cesur, çalışkan bir teşkilattır.” Dedi.

Sendika olarak liyakate son derece önem verdiklerini belirten Bayraktutar konuşmasına şöyle devam etti: Diyanet-Sen’nin kademelerinde kuşkusuz liyakat önemlidir, ama tek başına yeterli olmaz. Liyakat kadar, ülkesine, milletine sadakat, dürüstlük, uyum ve benzeri bir çok kriter de sorumluluk yüklenebilmek için gerekli şartlardır.

Çoğu “yol arkadaşı”, kritik görevlere getirildiklerinde, bunu “kendilerinden menkul” zannederler. “Dünyada o işi yapabilecek yegane kişinin kendileri olduğunu” düşünürler, “o işi yapmak için yaratıldıklarını, bu misyon için doğduklarını” zannederler, o görevde olmasalar “devletin veya sendikanın çökeceğine”, kendilerinin “vazgeçilemez” olduğuna, “küçük dağları kendilerinin yarattığına”, oturdukları koltuklara “kendi mücadeleleri, kendi başarıları” neticesinde geldiklerine inanırlar.

Oysa tarih, “vazgeçilemez” olduğunu zannedenlerin çöplüğüdür.

Birçok “yol arkadaşı”, getirildikleri görevlerde başları döndüğü için, toprakla irtibatları kopup ayakları yerden kesildiği için imtihanı kaybetmiş, değişmiş, başkalaşmış ve yolda tökezleyip halkadan kopmuştur.

Öte yandan, “kendini bilenler” için Diyanet-Sen 19 yıl boyunca bir okul olmuştur. Hem teşkilat kademelerinde, hem bürokraside binlerce insan yetişmiş, Türkiye sendikacılığına, geleceği de şekillendirecek binlerce tecrübeli, vasıflı ismi kazandırmıştır.

Yaman: Kazanımlar Diyanet-Sen’in Eseri

Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaman ise toplu sözleşme kazanımlarına değinerek “14 yıldır toplu sözleşme ve KİK kazanımı olarak ne alınmışsa bunların hepsi Diyanet-Sen’in kazanımıdır. Çünkü hepsinin altında Diyanet-Sen’in imzası vardır” dedi. Bazı yetkisiz sendikaların Diyanet-Sen’in emeklerine göz diktiğini ve hiçbir hakları olmadığı halde kazanımlarımıza sahip çıkmaya kalkıştıklarına dikkati çeken Yaman, emeğimizi de ekmeğimizi de kimseye kaptırmayız, yetirtmeyiz.” İfadelerine yer verdi.

Bu yıl 4. sü yapılan toplu sözleşmede Diyanet ve Vakıf hizmet kolu olarak güzel kazanımlarla imza attıkları belirten Yaman daha önce dini ve milli bayramlarda fazla çalışma ücreti alan İmam Hatip ve Müezzin Kayyımların bu yıl ki toplu sözleşme ile genel tatil günlerinde de fiili olarak çalıştıkları günler için fazla çalışma ücreti alacaklarını söyledi. Kur’an Kursu Öğreticilerinin görevlendirme yapılan günlerde de ek ders ücretlerinin ödeneceğini, Dini Yüksek İhtisas Eğitim Görevlilerine 20 puan din hizmeti tazminatı verileceğini, yatılı Kur’an Kurslarında gece nöbeti tutanlara 5 saat ek ders ücreti verileceğini, dini bayramlarda vaizlere de fazla çalışma ücreti ödeneceğini, mahrumiyet mahallinde ilköğretim okulu bulunmayan din görevlilerin çocuklarına yurt önceliği tanınacağını bunların yanında geçen yıllarda kazanılan haklarında tekrar mutabakat altına alınarak devam etmesinin sağlandığını söyledi.

Yaman ayrıca Hasköy İlçe Müftülük din görevlileri aylık toplantısına katılarak din görevlilerine Diyanet-Sen’in çalışmaları, kazanımları, sendikal yaklaşımları konusunda bilgi verdi.

Yakışır: Bölgemizde Kalıcı Barışın Olmasını İstemiyorlar

Toplantıda konuşan Genel Başkan Yardımcısı Cebrail Yakışır, gündeme dair açıklamalar da bulunarak, bölgemizin ve Müslüman coğrafyanın sürekli ateş çemberi içine alınmak istendiğine dikkati çekerek “Ortadoğu’da sular bir türlü durulmuyor. Çünkü bu bölgede kalıcı barışın olmasını istemeyenler bölgenin altına sürekli dinamit koyuyor. Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Sayısız terör örgütleri kuruldu. Bunlara her türlü silah ve askeri eğitim desteği veriliyor. Niye birbirlerine düşsünler. Savaşsınlar, güçlenmesinler ki bölgede at koşturmalarına kimse bir şey demesin. Bu yüzden Güçlü Türkiye istemiyorlar. Bu yüzden Kuzey Irak Bölgesel yönetiminin referandum kararını destekliyorlar. Destekleyen kim, İsrail, Amerika vs. Ey Türk Kardeşim, Ey Arap kardeşim, Ey Kürt Kardeşim, Ey Ümmeti Müslüman bunlar kendi çıkarlarının dışında hiçbir şey düşünmez kendi çıkarları için tüm bölgeyi de ateşe verirler. Bu dün böyleydi bu gün de böyle. O yüzden uyanık olmak lazım. Ağzınıza sürülen bala kanmayın. Çünkü o bal zehirli baldır. Bu gün Müslümanlar olarak birlik beraberlik kardeşlik günüdür. Büyük resmi görme zamanı geldi de geçiyor” şeklinde konuştu.


Yakışır ayrıca Varto ilçe müftülük aylık mutat toplantısına katılarak bir konuşma yaptı. İlçe Kaymakamını ve müftüsünü ziyaret ederek Diyanet-Sen’in çalışmaları konusunda bilgi verdi.

Aras: Birlik ve Beraberlik Zamanı

Diyanet-Sen Şube Başkanı Ferzende Aras ise Muş Şubesi olarak yaptıkları çalışmalar konusunda bilgi verdi. Aras bölgemiz üzerinde büyük oyunlar oynandığına dikkati çekerek "Bizlerin uyanık olması gerekiyor. Birlik ve beraberliğimizi bozacak her türlü girişime karşı kardeşlik bilinci ile hareket etmeliyiz. Bu toprakların mayası kardeşliktir birlik ve beraberliktir. Bununda çimentosu, birleştirici unsuru İslamdır" dedi.





Bu haberi 210 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR