TümüDuyurular

Bülten Aboneliği

Ahmet Yıldız Köşesi


Şube web sitelerine ulaşmak için tıklayınız...
Yazıcı Sürümü

Bayraktutar: İstiklal ve İstikbal Mücadelesi Veriyoruz


Bayraktutar: İstiklal ve İstikbal Mücadelesi Veriyoruz
04.10.17, Pazartesi
​Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, önemli bir süreçten geçtiğimize dikkati çekerek Bu süreç her türlü siyasi ve ideolojik hesabı önemsizleştirmektedir. Çünkü söz konusu olan, ümmetin ve milletin istiklal ve istikbal mücadelesidir. Biz Diyanet-Sen olarak, kurulduğumuz ilk günden bu günlere her zaman bu sorumluluğumuzun farkında olduk, bunun gereğini yapmayı ihmal etmedik.” Dedi.

Diyanet-Sen Eskişehir Şubesi Genişletilmiş İl Divan Toplantısı Genel Başkan Mehmet Bayraktutar, Genel Başkan Yardımcıları Hacibey Özkan, Mehmet Ali Omurca ve Cebrail Yakışır’ın katılımı ile Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya ayrıca Eskişehir Memur-Sen İl Başkanı Muammer Karaman, Osman Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ejder Okumuş, Yardımcı Doç.Dr. Duran Katar, İl Müftü Vekili Dilaver Şahin, Odun Pazarı İlçe Müftüsü Burhan Çakır, Tepebaşı İlçe Müftüsü Faruk Tut, Eskişehir Evet Platformu Başkanı ve İnönü Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kepez, Memur-Sen ve bağlı sendikaların temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Diyanet-Sen şube yönetimi, denetim ve disiplin kurulu üyeleri, ilçe temsilcileri ve yönetimleri katıldı.

Divan Başkanlığı’nı Genel Başkan Yardımcısı Hacibey Özkan’ın yaptığı toplantıda konuşan Genel Başkan Mehmet Bayraktutar, küresel emperyalizmin, yerli işbirlikçilerini de harekete geçirerek vesayet ve işgal düzenini sürdürmek için kanlı, kirli operasyonlar yaptığını, Irak’ı ve Suriye’yi , kan ve ateş denizine döndüren bu gücün 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi ile Türkiye’yi de bu kan denizinde boğma amacı güttüğünü söyledi.

Bu süreçte bizlere büyük sorumluluklar düştüğünü belirten Bayraktutar dünyayı, gidişatı çok iyi okumamız gerekiyor. Gözümünüz önünde cereyan eden olaylar; hakla batılın, zorbalıkla adaletin, emperyalist egemenlikle yerli ve millî duruşun arasında geçen mücadeleden başka bir şey değildir. Bu bağlamda elbette kendini bu millete ait gören herkesin üstlenmesi gereken bir sorumluluk vardır. Bu yöndeki sorumluluk kendi içimizde sürdürdüğümüz her türlü siyasi, ideolojik hesabı önemsizleştirmektedir. Çünkü söz konusu olan, ümmetin ve milletin istiklal ve istikbal mücadelesidir. Biz Diyanet-Sen olarak, kurulduğumuz ilk günden bu günlere her zaman bu sorumluluğumuzun farkında olduk, bunun gereğini yapmayı ihmal etmedik.” Dedi.

Bizim İçin En Önemli Başarı Türkiye’nin Selameti, Ümmetin Kurtuluşudur

Memur-Sen ve Diyanet-Sen olarak hiçbir zaman milletin düşünce dünyasından ayrı düşmediklerini belirten Bayraktutar konuşmasına şöyle devam etti: Samimiyete dayalı vefa duygusu, vefaya dayalı samimiyet, başarımızı her defasında bereketlendirdi ve bunun sonucunda Türkiye’nin en büyük sendikası olma başarısını elde ettik. Ama bizim için en anlamlı, en önemli başarı, Türkiye’nin selameti, ümmetin kurtuluşudur. Yolları kapanmış bir Türkiye’de hiçbir kesimin, grubun önü açık olamaz. Emeğin değeri ve emekçinin geleceği de olmaz. Diz çöktürülmüş bir Türkiye’de hiç kimse, hiçbir yapı veya örgüt haysiyetiyle ayakta kalamaz.

Hakikat üzere olan bu millet, çeşitli örgütlenmeler ve oluşumlarla inancını, eylemini büyüte büyüte, direnerek var olmayı, var kalmayı başarmıştır. İşte Diyanet-Sen 18 yıllık mücadelesiyle bu hayatî davanın, tarihî değere dönüşen örgütlü gücüdür. O nedenle, biz ekmek ve emek mücadelesini, insan hakkı, hukuku, onuru, özgürlüğü davasından ayrı görmedik, göremeyiz. Onursuz bir tokluğun, özgürlükten yoksun bir rahatın, imandan uzak bir benliğin önemi yoktur, olamaz. Kurulduğumuzdan beri bağrından çıkıp kendimizi dualarına, desteklerine emanet ettiğimiz millet adına vesayetçi odaklara karşı çetin mücadeleler verdik. Var olmamızı tarihi bir zorunluluğa dönüştüren, milletle birlikte ve millet adına verdiğimiz mücadelenin ruhudur. En uzak köşelerine kadar her noktasını tevhidin teslim alınmaz ruhunu yeni bir duyarlılık ve bilince dönüştürerek ilmek ilmek ördüğümüz, örgütlediğimiz üyelerimiz, ülkemizin yeni ufuklara yolculuğunda öncü oldu.

Başta kurucu genel başkanımız Ahmet Yıldız ve fedakâr arkadaşları olmak üzere, öncülerimizin 28 Şubat zulmüne karşı direnişlerindeki iman ve heyecanı eksiltmeden 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi karşısında da gösterdik. İnsanın çok düşüneceği ve hiç düşünmeyeceği anlar vardır. İstiklalimizin direniş hatlarında bulunmamız icap ettiğinde bir saniye bile tereddüt etmedik, bir yerlerden işaret beklemedik, sağımıza solumuza bakmadık. İhanetin en karanlık planıyla üzerimize bomba ve makineli tüfek mermisi yağdırdığı o meşum gecede, ezanlarımızla salalarımızla direniş çağrıları yaptık halkımızı alanlara çağıran ve meydanlarda ilk olan biz olduk. Çünkü biz hiçbir zaman basit çıkarların, bayağı hesapların adamı olmadık.

16 Nisan’da Tarihi Bir Tercih Yapacağız

Milletimizin de bu tarihi sürecin farkında olduğunu belirten Bayraktutar konuşmasın şöyle dvam etti: Milletimizle yan yana, gönül gönüle yeni bir istiklal mücadelesini sürdürdüğümüz şu sıralar kritik bir eşiğe gelmiş bulunuyoruz. İrademizi felç etmek, Anadolu insanını sistem dışında tutmak için darbe ve işgal teşebbüsleri dahil hiçbir zulüm ve dayatmadan çekinmeyen zorbaların düzenine son vermek için 16 Nisan’da tarihi bir tercih yapmak durumundayız. Duruşumuz da, tercihimiz de çok nettir. Elbette yönetim iradesinin merkezine insanımızın seçimini, doğrudan millet iradesini koyan sistemden yana olacağız. Sürekli huzursuzluk, kriz, hüsran, çöküntü üreten gidişattan yana olamayız. Yapısal olarak kriz üreten, her an krizlere açık mevcut sistemle uzak hedeflere yürümek mümkün değildir. İçerideki ve dışarıdaki kanlı, karanlık odakların, çift başlı, krizlere açık yapının sürmesini istemesi manidardır. PKK’dan FETÖ’ye kadar tüm terör örgütleriyle cuntacı yapıların, bu yapılardan medet uman partilerin, Hollanda, Almanya, Avusturya’nın terörü destekleyici tavırlarında politik emelleri açığa çıkan Avrupa’nın değişiklik aleyhinde olması, bu milletin yapacağı tercihlerle onlara iktidar yolunu ebediyen kapatacak olmasındandır. Kalbinde bir medeniyet sevdası taşıyan milletimizin her türlü zorluğa direnip, karşı koyarak yürüdüğü tarihi mücadele kesin bir zaferle nihayete ermek üzeredir. Şimdi 16 Nisan’da yapılacak referandumda bu gerçekleri insanımızla paylaşmak için yollardayız. “Memur-Sen’e Davet, Tercih Evet” sloganıyla insanlarımıza istikrarımız, istikbalimiz ve istiklalimiz için neden ‘evet’ demeleri gerektiğini anlatıyoruz. Çünkü bu davanın bir medeniyet, onur, iman ve benlik davası olduğunun bilincindeyiz.

Köroğlu: Bugün Yaşananlar Haç ile Hilal’in Savaşıdır

İl divan toplantısında konuşan Eskişehir Şube Başkanı İlhan Köroğlu hiçbir zaman sadece ücret sendikacılığı yapmadıklarını belirterek “Ülkemiz çok önemli bir süreçten geçiyor ve önemli bir karar arifesindeyiz. Bugün yaşanılanlar Haç ile Hilal'in savaşıdır. Bugün yaşanılanlar; var olmamızla, yok olmamız arasındaki ince çizgidir. Bugün atacağımız adımlarla hakkı tutup kaldırmak adına sorumluluk üstleneceğiz. Kendi vatanımıza, İslam’ın son kalesine sahip çıkmak adına, taşın altına bedenimizi koyma hassasiyeti ile çalışacağız. Unutmamalıyız ki yeni dünya düzeninde yerli olan hiç bir şeye izin ve imkan verilmeyecektir. Unutmamalıyız ki bu son şansımız, Hilal'in son savaşıdır." dedi.

Eskişehir Yüzde 80 Diyanet-Senli

Şube olarak Eskişehir’de kuruldukları günden beri özveri ile çalıştıklarını belirten Köroğlu, “Eskişehir’de şuan 1100 civarında Diyanet çalışanı bulunmaktadır ve bizim üye sayımız 860’dır. Yani ilimizde yüzde 80 bir sendikalaşma oranına sahibiz. Bu büyük bir başarıdır. Bu başarıda emeği olan tüm ilçe temsilcilerime yönetimlerine alın teri ile bizlere destek veren tüm yönetici ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir ailenin teşkilatın bir ferdi olmaktan onur duyuyorum” ifadelerini kullandı.








Bu haberi 1893 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR